Eskişehir’de 18 Mayıs’ta şehit düşen İbrahim Kaypakkaya, Haki Karer, ve Dörtler için anma yapıldı. Eskişehir Genç-Sen bürosunda yapılan anma saat 18:30 da başladı. Demokratik Haklar Federasyonu, Partizan ve Yurtsever Gençliğin örgütleyicisi olduğu anmaya devrimci demokrat kurumlar katılım sağladı. Saygı duruşu ile başlayan anma basın açıklaması ile devam etti. Anma programı izletilen sinevizyon ile sonlandırıldı.

Anma programında yapılan basın açıklamasını olduğu gibi paylaşıyoruz:

“Basına ve Kamuoyuna;

18 Mayıs şehitlerini anmak onurdur!

Bu topraklarda zulmün, katliamların, inkârın ve asimilasyonların var olduğu kadar, isyanın ve devrimciliğin, komünizm ve halk kahramanlarının var olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz. 18 Mayıs bizler için bir matem değildir. İbrahim yoldaşın, Haki Karerhevalin ve Dörtlerin alevidir yüreklerimizde.

Emperyalizmin kan kusturduğu Ortadoğu’dan Kuzey Afrika’ya, halkların katledildiği ve onun yerli işbirlikçileri iktidar mensuplarının işçilere, emekçilere, kadınlara, gençlere, ezilen ulus ve inançlara saldırılarını yoğunlaştırdığı bu günlerde mayıs ayı şehitlerini anmak kapitalizme, emperyalizme ve her türden gericiliğe karşı mücadele çağrımızdır.

İbrahim KAYPAKKAYA onurdur; anlatmaya ve savunmaya devam edeceğiz!

Türkiye devrim mücadelesinde 71 devrimci kopuşunun mimarlarından komünist önder İbrahim KAYPAKKAYA sistemden köklü bir kopuş gerçekleştirmiş ve bugünün devrimci tohumlarını genç yaşta bu topraklara ekmiştir.

Kaypakkaya sadece köklü ve bütünlüklü bir şekilde sistemden, onun resmi ideolojisi olan Kemalizm’den kopuş sağlamadı. Aynı zamanda her türden burjuva ve küçük burjuva ideolojisi olan reformizmden, parlamentarizmden, revizyonizmden, askeri darbelere umut bağlayan anlayışlardan da koptu. Bu gün katlanarak devam eden İbrahim KAYPAKKAYA korkusu da bundandır. İbrahim’in egemenler cephesinden hala büyük “tehlike” olarak görülen fikirleri, hâkim sınıfların resmi ideolojisi Kemalizm’i en net ve doğru bir biçimde ele alışından ileri gelmektedir. İbrahim KAYPAKKAYA, Türkiye devrimci hareketinin turnusol kâğıdı olan Kürt ulusal sorununa en net duruşu sergilemiştir. Kürt ulusuna yönelik imha, inkâr, asimilasyon politikalarına karşı mücadeleyi, Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkını komünist bir önder olarak proleter bakış açısıyla ifade etmekten geri durmamıştır.

Kaypakkaya’nın; devrim mücadelesinin ülkemiz koşullarındaki esas araçlarına dair teori ve pratiği ile başta 15-16 Haziran işçi direnişi ve köylü yığınlarının mücadelesindeki kitle çizgisi onun toprağa bıraktığı tohumlardır. İşte tam da bu noktalarda İbrahim Kaypakkaya’yı anmak/savunmak onurdur!

Kaypakkaya’nın adını ve andını yaşatmaya çalışanlar hala devletin hedefinde olmakta, uzun yılları bulan cezalarla yargılanıp tutuklanmaktadır. Bu yüzden tüm DHF dernekleri kapatılmış, Dersim’de İstanbul’da dernek üyeleri tutuklanmış, Partizan ve YDG okurları hakkında davalar açılmıştır. Yine İzmir’de Kaypakkaya afişleri asan Kaldıraç okuru Ali Fuat Eroğlu Aralık 2016 tarihinde tutuklanmıştır.

“Bir ağıttır belki Ağrı’da Zilan deresi, Dersim’de lac deresi bir kanlı şiir oysa bir destandı Diyarbakır kalesi ve Diyarbakır zindanında ateşle sevişen ‘dörtlerin gecesi’ ”

1982 yılının 17 Mayıs’ını 18’ine bağlayan gecesinde, Diyarbakır zindanlarındaki teslim alma ve yıldırma politikalarına karşı bedenlerini ateşe verdiler. Kürt ulusunun özgürlük ateşini tutuşturan Dörtler, Kürt özgürlük mücadelesinin; gelişmesinin, yaygınlaşmasının ve halka mal olmasının adı olmuşlardır. Devletin saldırıları sürerken Amed zindanlarında teslimiyetin değil başkaldırının dört güzel insanı olarak karanlığı aydınlatan Ferhat KURTAY, Eşref ANYIK, Mahmut ZENGİN ve Necmi ÖNER’in bedenlerinde tutuşan ateş, on yıllardır süren Kürt özgürlük mücadelesi yangınının ilk kıvılcımlarındandır. Kıvılcımın yangına dönüştüğü süreçte nice Ferhatlar, Eşrefler, Mahmutlar ve Necmiler bu mücadeleye can vermişlerdir.

Türk ulusuna mensup bir devrimci olarak Haki KARER zulme karşı direnişin, ezilenin yanında olmanın, sömürüye başkaldırmanın ve fedakârlığın adı olmuştur. O, Kürt Hareketinin önder kadrolarından birisi olarak bu topraklarda 30 yılı aşkındır sürdürülen savaşın mimarlarından olmuştur. Haki KARER heval, başta TC’nin zulmüne karşı isyanı kuşanan Kürt ulusu olmak üzere, çeşitli ulus, milliyet ve inançlardan halkımıza önder olarak, bugün Kürdistan’daki katliamlara karşı örülen direnişin barikatlarında yaşamaya devam ediyor. 18Mayıs 1977’de “hiç bir şey bağımsızlık ve özgürlükten daha değerli değildir” diyerek Kürt özgürlük mücadelesine atılan Haki KARER Antep’te bir kahvehanede bir komplo sonucu katledilmiştir.

Mayıs ayının kanlı tarihine Ermeni ulusu kırımının tanıklarından, Ermeni ulusuna mensup devrimci ArmenakBakırcıyan (Orhan BAKIR) da yazılmıştır. Türkiye devrimci tarihinde Ermeni oluşuyla TC’nin büyük korkusu haline gelmiş olan Bakırcıyan 13 Mayıs 1980’de bir kahve önünde polisle girdiği çatışmada şehit düşmüştür.

Bugün sonsuzluğa yürüdükleri gün 18 Mayıs olan İbrahim KAYPAKKAYA, Haki KARER ve Dörtlerin en yükseklere çıkarttığı isyan bayrağı halkımızın, dünya halklarının devrim mücadelesine rehberlik etmeye ve güç vermeye devam etmektedir. Dörtlerin isyan bayrağı yere düşürülmemiştir. Bugün bu ateşi zulmün kalelerini birer birer döven genç, yaşlı halk savaşçılarının, sokakları özgürleştiren, zulme boğun eğmeyen Kürt halkının yanı başında, Rakka’da bulunan Menbic’te, Şengal’de, Dar-azza’da büyütenlere selam olsun. Sur’dan Cizre’ye, Nusaybin’den Amed zindanlarına selam olsun. Selam olsun; Dersim Geyiksuyu’nda yoldaşlaşmanın adı olan Sinan ve Rıza’ya, Aliboğazı’nda cellada geçit vermeyip yüreğini siper eden 12 halk savaşçısına.

Selam olsun; Rakka’da en ön cephede IŞİD çetelerine karşı Mayıs ruhunu kuşanarak, çelikten cüreti ve inancıyla savaşarak şehit düşen komutan Ulaş Bayraktaroğlu’na.

Selam olsun; sendikal bürokrasiye karşı isyan bayrağını açan metal işçilerine ve Soma’da katledilen maden işçilerine, KHK ile işinden edilen Nuriye GÜLMEN, Semih ÖZAKÇA, Veli SAÇILIK başta olmak üzere direnen tüm emekçilere. Selam olsun oğlunun cenazesini almak için açlığa yatan Kemal Gün’e

Selam olsun; Karadeniz’de HES’lerin hesabını soran, Ege’de zeytinin hakkını arayan, tarım politikalarıyla iflasa sürüklenen köylülerle beraber yaşamı yeniden yaratma mücadelesini örgütleyen, devletin karşısında “ben halkım diyebilen” Havva Analara.

Selam olsun; tacize, şiddete, tecavüze ve erkek egemen sisteme karşı öfkenin bilince dönüştüğü öz savunmanın adı olan Özgecan Aslan, Nevin Yıldırım, Reyhaneh Cabbari ve Farinaz Hoşravani şahsında tüm kadınlara.

Selam olsun; yok sayılmaya, cinsiyet ayrımcılığına, heteroseksist sisteme karşı başkaldırının adı olan İvanaHoffman şahsında tüm LGBTİ+’lara.

18 Mayıs şehitleri; dağlarda, fabrikalarda, tarlalarda, amfilerdeki direnişlerde, yoksul halkımızın nefes aldığı her yerde kararlılıkla mücadeleyi büyütmeye devam etmektedir.

İbrahim KAYPAKKAYA, Haki Karer ve Dörtler nerede bir direniş ve mücadele varsa, orada yaşıyor ve savaşıyor.

Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya Ölümsüzdür.

Haki Karer ve Dörtler Ölümsüzdür.

Armenak Bakırcıyan Ölümsüzdür.

Komutan Ulaş Bayraktaroğlu Ölümsüzdür.

12 Halk Savaşçısı Ölümsüzdür. “

 

Eskişehir(18.05.2017)