Dibi mahşer bu kuyunun
Varıldığı zaman
Soğuk bir su 
Serin bir kıyıya
Yamacında bıraktığımız
Nice yaşamın hesabı sorulmuş olmalı
Zulme maya çalan ne varsa
Ne ise ekmeğe göz koyan
Yaraya tuz basıp eti yırtan
Kim ise katığını elinden alan çocukların
Gözümüze mil çekip toza bulayan bizi
Tutup suyun başını
Bizi deryada kurutan
Ali kıran baş kesen el kimin ise
Kesip atmadan omuzdan
Bitti demek yok bu cenge!

Bir dirhem de olsa yaşam
Bin kere değer
Fedayı kınından çekip
Kulağında çınlatmak naârâsını zalimin
Ve üleşerek ekmeği ve yaşamı
Çıplaklıyıyla yek vûcud olup dağların
Yoldaşlığını rehber edip su ile toprağın
Döğüşerek göğüs kafesinde zulmün
Hak deyip halk için düşmeye…

Damıtıp toprağından yaşamı
Yeniden giyinince sırtına
Oğulları, kızları halkın
Ölümüne şahit olacak fidanlarımız.
Ve geçip karşısında efsanesini anacağız
Nice serden geçip sır vermeyenin.
İşte o gün mahçubiyeti olacak ölümün…

Ziya Karagül

Paylaş