Meselelere devrimci materyalist yaklaşım geliştirmeden onun doğasına uygun bir çözüm geliştiremeyiz. Bilgi şeylerden çıkarılır ve gizemli değildir. Bazen bakış açısı körlüğüyle olguları kavrayamayız. Bazen de şeylerde aradığımız yanları bulur, şeylerin gerçekliğini kavramaktan çok aradığımız sonuca kilitleniriz. Bu bakış açısı körlüğü, şeylerde aradığımız yanları gördüğümüzde kalan tüm gerçekliğini gölgeleyerek kavrayışımızı sakatlayabilir. Bir yaklaşım uzun yıllar boyunca başarı getirmemişse bunu dışsal süreçle açıklamak mümkün değildir. Yaklaşımlar gerçeklikle bağları ölçüsünde yaşamda başarı getirebilir. Burdan hareketle kavranan her zaafiyetli yaklaşım meseleye dair en güçlü kavrayışa dönüşebilir. Devrimciliğin mazereti özeleştiridir. Devrimciliğin başarısızlığa dair başka bir mazeret sunması makul değildir. Eğer ki yetersizsek neden, nasıl yetersiziz ve bunu nasıl aşacağız sorunları karşımıza çıkar. Bizim materyalizmimiz, bu gerçeklikle liberalizmden ve öteki kaba materyalizmden burdan ayrılır. Bizler devrimci düşüncenin bir kez ortaya çıktığında maddeyle özdeşlik kurup dünyayı yorumlamanın ötesine geçerek onu ‘değiştiren’ bir dinamizmi kazanacağını savunuruz. Bunu idealizmden ayıran şey, düşüncemizi gerçekliğin merkezine koymayıp fakat gerçeklikle sağlam bağlar kurarak, onların içsel dinamizmini arzu edilen yönde geliştirmek için maddi gerçekliği kullanmamızdır. Bu demircinin demirin, kullandığı araçların, kömürün gerçekliğini kavrayıp uygun şartlarda doğru müdahaleyle istediği ürünü almasına benzetebiliriz.

“Feuerbach’inki de dahil olmak üzere şimdiye kadar varolan tüm materyalizmin başlıca eksiği, şeyin [Gegenstand], gerçekliğin, duyusallığın duyusal insan faaliyeti, pratiği olarak değil, öznel olarak değil, yalnızca nesne [Objekt] ya da sezgi [Anschauung] olarak kavranmasıdır. Böylece etkin yön, materyalizme karşıt bir biçimde, idealizm tarafından geliştirilmiş oldu – ama yalnızca soyut olarak, çünkü idealizm, bu biçimdeki gerçek, duyusal eylemi elbette bilmez. Feuerbach, düşünce nesnelerinden gerçekten farklı duyusal nesneler istiyor, ama insan faaliyetinin kendisini nesnel [gegenständliche] faaliyet olarak kavramıyor. Böylece Hıristiyanlığın Özü’nde teorik tutumu, biricik gerçek insan tutumu olarak görüyor, oysa pratik yalnızca iğrenç, Yahudice görünüm biçimi içersinde kavranıyor ve sabitleştiriliyor. Böylece “devrimci” faaliyetin, “pratik-eleştirel” faaliyetin önemini anlamıyor.” [1]

Devrimci materyalistleri kaba materyalizmden ve eski materyalizmden ayrıldığı nokta şeyleri kavramalarının temel kaygısı nesnelere, çevreye ve toplumsal süreçlere insanlık yararına müdahale etme ve çözüme ulaştırma kaygısıdır. bugün bizlerin tespitlerini liberaller ve küçük burjuva liberallerinden ayıran şeyde tam olarak bu kaygımızdır.

Gevezelik ve Devrimci Materyalist Yöntem Arasındaki Fark

“Filozoflar dünyayı değişik biçimlerde yorumladılar, oysa sorun onu değiştirmektir.” [2]

Gevezelik, lafazanlık, totoloji yapmak ile yaşamı dönüştürme kaygısıyla tartışma yürütmek aynı şey değildir. Bunlar arasındaki farkın önemli nitel kaynakları vardır. Gevezelik-lafazanlık-totoloji yapmak yaşamda statükoyu kabülün, mücadeleye dair bir ilgisizliğin ve bazen daha da kötüsü grupsal çıkarları korumak için, iki yüzlü bir laf kalabalığı ile suyu bulandırmanın halidir. Yaşamı dönüştürme kaygısı ile yapılan tartışmalarda taraflar farklı yaklaşımları dikkatlice inceler, takip eder, değerlendirirler ve daha da ötesine geçip kendi fikirlerini ve farklı fikirleri yaşamda sınayarak, yorumlayarak yaşamdaki pratiklerden hareketle daha ileri sonuçlar ve yöntemler geliştirmeye çalışırlar. Devrimci materyalistler için fikirlerin arkasındaki niyetleri anlamak fikirlere yanıt olmaz. Bizler niyet sorgulamaktan çok fikirleri sorgulayabiliriz. Yaşama dönük fikirler her siyasal ideolojik cepheden üretilen düşüncelerden devrimci veya karşı devrimci araçlar çıkabilir. Kendi cephemizde gerici-tutucu-zararlı düşüncelerden arınmak gerekirken, karşıt cepheden çıkacak bazı düşüncelerin devrimci mücadelede yararlılıklarına göre istifade edilebilir. Bu nedenle bizler yaşamda çıkacak farklı yorumları ciddiyetle inceleriz.

Problem Çözme ve Devrimci Sorumluluk

Devrimci materyalistler için fikrin esas kaynakları şunlardır:

a) Maddi gerçeklik öncelikli olandır. Sorunlar bağırlarında çözümle beraber yatarlar. Sorunların çözümü, tam da sorunu sorun yapan ilişkinin ortadan kaldırılmasındadır.

b) Şeyler yoktan var olmazlar ve vardan yok olmazlar. Şeyler nicel-nitel süreçler içinde gelişir, şekillenir, başkalaşır, çeşitlenir ve çözümlenirler.

c) Meselelerin incelenmesinde düşünceler ikincil kaynak olarak karşımıza çıkarlar. Çoğu zaman çözümlenemeyen sorunların çözümünde işe yaramayan fikirler incelendiğinde bize yararlı ve yararsız yanlarıyla beraber belli bir bakış açısı sunarlar.

d) Her şey, her süreç ve her sorun basitten karmaşığa doğru gelişir. Dolayısıyla devrimci materyalist yöntem incelediği şeyin ilişkiselliğini ve gelişim aşamalarını dikkatle inceler.

e) Meseleler incelenirken devrimci materyalist yöntem meselelere çok yönlü yaklaşarak problemin ortaya konuluşunu ve çözüm önerisini sadeleştirerek ortaya koyar.

“Tüm toplumsal yaşam, özünde pratiktir. Teoriyi gizemciliğe saptıran bütün gizemler, ussal çözümlerini insan pratiğinde ve bu pratiğin anlaşılmasında bulurlar.” [3]

Devrimci materyalist yöntemin önemli bir yanı şeylerin doğal evrimine işleri bırakmayıp, süreci hızlandırarak insanlığın acılara mahkum edilmeden bu meselelerin aşılmasına dair kaygıdan beslenir. Devrimci materyalist yöntem bunu gerektirir. Şeyleri kendi doğal evrimine bırakan pasifist tutum meseleleri on yıllara dayanan tartışma süreçlerine bırakıp sonuçlandırmamaktadır. Mesele uzun yıllar sonra sonuçlandırılsa bile yaşam karşısında eskimeye mahkum kalmaktadır. Bizdeki devrimci düşüncenin kendisi yaşamının doğal evriminden adeta daha yavaş işlemektedir. Çözüm fizanda değil izandadır.

Sosyalist Öğrenci Hareketi

Dipnot:

[1] Karl Marx / Friedrich Engels: Alman İdeolojisi (Feuerbach) ,Sol Yayınları, sayfa 24

[2] Karl Marx / Friedrich Engels: Alman İdeolojisi (Feuerbach) ,Sol Yayınları, sayfa 27

[3] Karl Marx / Friedrich Engels: Alman İdeolojisi (Feuerbach) ,Sol Yayınları, sayfa 26