Bugün proletarya partisinin Malatya’nın Kürecik dağlarında, Ermeni Soykırımı’nın yıldönümünde kuruluşunun 48. yıl dönümü. Komünist önder İbrahim Kaypakkaya ve yoldaşları tarafından kurulan proletarya partisi; direnişin, eylemciliğin, komünist bilincin, militanlığın ve nice devrimci özelliğin bağlamında değerlendirildi. Genel olarak devrimci hareketin ortaya koyduğu pratik Kaypakkaya yoldaşın koyduğu çıtanın oldukça altındadır. 48 yıldır Kaypakkaya yoldaşı vazgeçilmez yapan ve bizim hala o çıtanın altında kalmamıza neden olan şey nedir? Kaypakkaya yoldaş öncülüğündeki proletarya partisi Kemalizm, milli mesele (ve özellikle Kürt sorunu, Kürt isyanları vs.) gibi temel konularda nasıl bu kadar kritik kopuşlar sağladı?

Komintern’in, TKP’nin, komünist önderlerin hatalı tutumları Kaypakkaya yoldaşın yaklaşımıyla önemli oranda tezatlıklar içermekteydi. SSCB dış politikasının gerektirdiği dostane diplomatik ilişkilerin kendisini bir ülkenin politik diplomatik faaliyeti ötesinde ele alınmaktaydı. Türk burjuva faşist diktatörlüğüne dair SSCB’nin dostluk siyaseti Türkiyeli komünistleri siyaset alanında sınıf uzlaşmacılığına sürüklemişti. Kürt ulusuna yönelik katliamlara SSCB’nin tutumu da sosyal şovenliğe zemin sunmaktaydı. Bütün bunun üstüne dünyada gelişen 68 hareketlerinin sömürge ülkelerle dayanışma sürecine Türkiyeli komünistler tersten bir şekilde katılmaktaydı. Açık işgale karşı yürütülen anti-emperyalist mücadele, Türkiye’de devrimci hareketin ülke işgal altındaymış gibi tavır geliştirmesine neden olmaktaydı. Bu hatalı kavrayış sonucu Türk hâkim sınıfları yerine ABD emperyalizmi esas düşman olarak belirlenmişti.

Kaypakkaya ve yoldaşları tabuları yıktı. Kaypakkaya yoldaş resmî ideolojiye saldırmakla yetinmedi, sosyalist hareketin resmî tabularına, ideolojisine saldırarak proletarya partisini kurdu. Onun bu devrimci dinamiğinin kaynağı, kullanmış olduğu Marksist felsefenin devrimci, diyalektik ve tarihsel materyalizmidir. Somut şartların somut tahlilinden sapmamaya dikkat etti. Yoldaş, Marksizm’in tabularını, peşin hükümlü ve dar kafalı yaklaşımları, hepsinden öte önemli komünist lider ve hareketlerin hatalarını cesaretle aştı.

Bugün Kaypakkaya’nın yoldaşı, proletarya partisinin devamcısı olmak, tabu yıkmaktır; Marksizm’i dogmalaştırmamak ve yöntem bilim olarak kullanmaktır, siyaseti gelenekselleştirilen metinlerden değil, Marksist yöntem bilimle somut şartlardan çıkarmak ve sistemle hesaplaşmaktır. Kaypakkaya yoldaşın fikirlerini sabitleyemeyiz. Esas olan ele alış yöntemini kullanmamız gerekmektedir. Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın ve proletarya partisinin komünist harcı budur.

Bugün 48. yıldönümü vesilesiyle başta Meral Yakar’dan Ali Haydar Yıldız’a, Barbara Anna Kistler’den Ozan Derman’a, Manuel Demir’den Armenak Bakırciyan’a, İbrahim Kaypakkaya’dan Cafer Cangöz’e proletarya partisi saflarında ölümsüzleşenler olmak üzere tüm devrim ve komünizm şehitlerini saygıyla anıyoruz.

Sosyalist Öğrenci Hareketi